Operasyon // Selman Kayabaşı

Operasyon Selman Kayabaşı

Operasyon, yazarın daha önce beklentimi yüksek tutarak okuduğum , büyük hayal kırıklığı yaşadığım Hanedan kitabından sonraki  ikinci kitabı. Haliyle isteksiz başladım ve beklenti sıfırın altındaydı. Ama beklediğim gibi olmadı.Hem yakın tarihimizi anlatmasından hemde kitapta geçen isimler hakkında az biraz bilgi sahibi olmamdan olsa gerek kitap bir gecede bitti.

Aynı yazarın birden çok kitabını okuyunca yazarla ister istemez özdeşleşiyor insan. Olaylara yaklaşım tarzı ve düşünce yapısı hakkında kabaca bilgi sahibi olunuyor. Kitapta yazarın ne anlatmak istediğini, şahısları ve olayları nasıl irdelediğini daha iyi anlar hale geliyorsunuz. Yazının sonunda yazarın bakış açısına tekrar dönelim...

Operasyon kitabından bahsetmeden önce, Hanedan a göre en az 3-4 gömlek daha üstün ve derli toplu olduğunu belirtmeliyim. Yazar yine sık sık uzak ve yakın geçmişe gel gitler yapsa da ağırlıklı olarak Abdullah Çatlı ve Muhsin Yazıcıoğlu üzerinden olayları çözümlemeye çalışıyor. Kitap Muhsin Yazıcıoğlu'nun Aziz Mahmut Hüdayi dergahında işlenen bir cinayete tanık olması ve bu cinayette öldürülen şahsın kendisine bir şifre vermesiyle başlıyor. Şifreyi Karar Odası denilen bir yapılanmanın başkanına ulaştırmak isterken aslında Alparslan Türkeş, Korkut Özal gibi isimlerinde karar Odasının üyesi olduğunu ve liderlerinin de hapsanede yattığı sürede kendisine gizli mektuplar getiren bir gardiyan olduğunu öğreniyor. Bu yapılanmadan ayrı olan Gladyo nunda ülke üzerinde etkili olduğu üzerinde duruluyor. Sona doğru ise 1993 yılında Bursa nın bir köyüne yapılan operasyondan bahsediliyor. Bu operasyona Eşref Bitlis ve Muhsin Yazıcıoğlu da katılıyor ve devletin gizli belgelerini karanlık yapıların elinden alıyorlar.

Kitap son operasyondan önce Muhsin Yazıcıoğlunun hapis yıllarına dönüyor ve ona gönderilen mektupların bir kısmını bize okutuyor. Bu mektuplarda ilginç ve etkileyici tespitler var. Dünya yı İngiltere ve Vatikan olmak üzere iki gücün yönettiği ve ikisininde birbiriyle mücadele halinde olduğunu iddia ediyor. Vatikanın onayını almayan hiç bir liderin ülkesinin başına geçemeyeceği bastıra bastıra vurgulanıyor. Yine Vatikan önderliğindeki grup sömürgelerini katolikleştirirken, ingiltere tamamen yok ediyor yada o coğrafyada köleleştiriyor. İngilizler kendi ırklarını korurken Vatikanın sömürdüğü bölgelerde melez ırklar meydana geliyor. Özellikle Hindistan işgalinden sonra ingilizler direk sömürme yerine, eğitimle devşirerek içi ingiliz dışı Hintli ara yöneticiler yetiştirerek sömürüye devam ediyor.  Yazar burada bizimde bu tip yöneticilerle idare edildiğimiz imasında bulunuyor. Mektuplar yakın tarihimize yaklaştıkça yok edilen kızılderelilerden ve köleleştirilen siyahlardan Osmanlı içindeki yapılanmalara geliyor. Hatta V. Murad ın mason olduğu iddiasında bulunuyor. Tarih yaklaştıkça devleti yöneten gizli kurulların Abdullah Çatlı gibi adamlara yurt dışındaki bürokratlarımızı öldürterek, ölümleri Ermeni Asala terör örgütünün üzerine ihale ettikleri, Abdullah Çatlı nın yapılanmalara mesaj vermek amacıyla ölüme gönderildiğinin üzerinde duruluyor. 

Yazar tüm bu yaşananları romanlaştırarak anlatırken dipnotlarla tarihte yaşanan olaylara atıfta bulunuyor. Haydarpaşa Tren Garındaki ve Galatasaray lisesindeki yangında, aslında gizli yapılanmalara ilişkin listelerin yok edildiği iddiası bu dipnotların sadece biri.

Yazar kronolojik sırayla olayları takip etmediği, gelgitlerle olaylar arasında bağlantı kurduğu için anlaşılması zor ve kafa yoran bir kitap olmuş. Zaten kendisi de bir çok yerde kimin iyi tarafta, kimin kötü tarafta olduğuna karar veremiyor. Özellikle Alparslan Türkeş konusunda bariz ikilemde kalıyor. Daha açıklayıcı olabilmek için Operasyon 2 isimli bir kitap daha çıkararak son 90 yılımızı anlatacağını söylüyor.

Tekrar başa dönelim ve yazarımızın olaylara yaklaşım tarzını irdeleyelim. Özellikle önemli yerlere gelen şahısların eğitim ve aile bağları üzerinde duruyor. İngilterenin Sömürge bakanı daha önce filan yerin valisiydi, onun dedesi de şu görevlerde bulunmuştu, bilmem kimin torunu Reuters haber ajansı sahibi... Aile bağları üzerinden gidilemediği durumlarda eğitim durumuna bakıyor. Tansu Çiller, Robert koleji mezunu, okul bittikten sonra bir süre ABD de yaşadı, Süleyman Demirel in partisine yerleştirilerek sivriltildi... ... Bakanı Dünya Bankasından getilerek bakan yapıldı, aslında Türkiye Komiseri... 

Çok dağınık ve çok geniş perspektiften olaylara bakan, kendini okutan ve düşündüren bir kitap olmuş. Okuduklarınızı kabul edemeyebilirsiniz ama pişmanlık yaşamazsınız. Tavsiye ederim...

Arka kapak yazısı...

1912'den sonra Türkiye'yi Karar Odası yönetti. Lideri bir İngiliz'di. ve o gece, Karar Odası'na operasyon düzenlendi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bağımsız bir devlet olarak mı kuruldu, yoksa? Birinci Dünya Savaşı'nın galibi İngiltere, Türkiye'yi nasıl ve kimler aracılığıyla yönetiyordu? Sultan Abdülhamid devrilirken kurulan National Bank of Turkey (Türk Milli Bankası) hangi amaçla kurulmuştu? Bankanın genel müdürlüğüne, neden İngiltere'nin sömürge valiliğinde çalışan Sir Henry Babington Smith atandı? Sultan Abdülhamid'i deviren kadro ile National Bank of Turkey'in nasıl bir ekonomik ilişkisi vardı? 1908 Meşrutiyetinden hemen sonra Mezopotamya petrollerinin tamamı, Turkish Petroleum Company üzerinden nasıl bu bankaya ve İngilizler'e bırakılmıştı? 

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İngilizler, diğer sömürge eyaletlerinde olduğu gibi Türkiye için de aynı yönetim modelini mi kurdu? "Karar Odası" adı verilen yapı nasıl oluşturuldu ve kimler bu yapının içinde yer aldı? Cumhuriyet tarihimizdeki kritik kararlar, uygulanan siyaset, ekonomik projeler Karar Odası'nın kontrolünde miydi? Millî yapının, Karar Odası'na sızdırdığı komutanlar, işadamları, akademisyenler, gazeteciler kimlerdi? Suikastlar, terör örgütleri, çeteler, mafya ve siyaset dünyası... Karar Odası, bir ülkeyi nasıl yönetiyordu? Milli yapı, Karar Odası'na ne zaman ve nasıl bir darbe vurdu? Millî yapıya uyanma emri ne zaman, kim tarafından verildi? Teşkilat, Muhafız, Hanedan kitaplarının yazarı Selman Kayabaşı, bu kez ABD ve İngiltere'nin ortak yönettiği gizli yapıya düzenlenen operasyonu ve operasyonun kodlarını deşifre ediyor.
Abdullah ÖZER
Abdullah ÖZER

Okumayı ve izlemeyi sever, yazmanın ise insana inanılmaz bir derinlik kattığına inanır. Çay vazgeçilmezidir. 90 ların müzikleriyle mest olur hatta kendinden geçer.

14 yorum:

  1. Bu kitabı aldım fakat bir türlü sıra gelmedi okumaya , inşallah en kısa zaman da okuyacağım.

    YanıtlaSil
  2. Evet bir kaç tavsiye üzerine almıştım. İnşaallah en kısa zamanda okuyacağım

    YanıtlaSil
  3. Çok Güzel Bir Kitap Şuan Okuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufuk bey kitabı bitirdiğinizde yazarın diğer kitaplarını da okumak isteyeceğinizden eminim...

      Sil
  4. Ben şuan bitirdim olayların kurgulanışı tarihimizle yaşanmışlık payı fazla olan bir eser..Umarım kahraman bildiklerimiz Hain çıkmaz..Bir çok dini lider eser de Hain olarak nitelenmiş örneğin şinasi agah efendi vb.. kişiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın en büyük etkisi de bu değil mi zaten. Herkese şüpheyle bakmaya başlıyorsun.

      Sil
  5. OKUDUKÇA AKLINIZDA ŞU SES YANKILANACAK
    "YALAN YAZAN TARİH UTANSIN! "
    GERÇEK TARİHİMİZDEN VE SIR PERDESİ OLAYLARIN ARKA YÜZLERİNDEN İPUÇLARI VERİP, BİZİ O SIRLARI İFŞA ETMEK İSTEYEN BİR MEMUR KILAN BÜYÜLÜ BİR KİTAP ADETA ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arka kapak yazısı gibi yorum yapmışsınız

      Sil
  6. Kitabı gayet güzel ozetlemissiniz :) Taze bitirdim ben de...bi gecede olmasa da iki günümü aldı...Etkilendim...iyi ki okumuşum. Kafamda elbette soru isaretleri olustu...Kendi capimda internetten biseyler arastirir oldum...Ama derin yapinin icinde derin yapilar, gizliliklerin icinde baska gizemler varken okudugum herseyden kusku duyar oldum tabii ki:)) Simdi yazarin KARAR ODASI kitabini da almayi düşünüyorum. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım anlattıklarının yanında yazarın anlatım dili de okuru etkiliyor. Karar Odasını okumadım ama eminim o da etkileyicidir. Bu arada yazar TRT1 de yayımlanan Payitaht Abdülhamid dizisinin danışmanlığını yapıyor, bilginiz olsun :)

      Sil
  7. Evet biliyorum :) Vaktinde "Kurtlar Vadisi" dizisinin danışmanlığını da yapmis...

    YanıtlaSil
  8. Bu arada "Payitaht" dizisi ile gününü iple çekip, izlediğim tek dizi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz tam bir Selman Kayabaşı hayranı olmuşsunuz sanırım. İyi takip ediyorsunuz 😊

      Sil